10 Nisan 2009 Cuma

başlarken

10 nisan 2009



selam, başlarken kendi kendimin okuyucusu olmayı göze almış bulunuyorum:) blogu oluşturmaya karar verdiğimde biraz hayatın monotonluğundan uzaklaşıp biraz da asosyalleştirdiğim yaşamımın içine pırıltı serpelemeyi amaçladım. belki dedim, sadece kendim için bişeyler yapmayı başarırsam daha mutlu olurum. hani her geçen gün insan sadece kendisi ile ilgili daha az şey yapar ve bundan sanki kendi sorumlu değilmiş gibi davranır ya işte öyle bir durum içerisindeyim ve hayatı çok seven biri olarak gene pembe gözlüklerimle barışmak istiyorum işin kısası... tabii sizde benimle olursanız mükemmel olur :) bu işi yapmama biraz B.A sebep oldu kendisi okul arkadaşımdır ve çok kıymetlidir öbür yarısı ile birlikte aralarına birde küçük peri kızını eklediler ve çok sevimliler :) kendisini çok kıskandığım için (itiraf ediyorum) işe koyuldum onun da www.baharsdiary.blogspot.com diye bir blogu var, tavsiye ederim. çünkü; çok güzel şeyler yapıyorlar... kısacası kıskancım işte napalım kıskançlık bana bu cesareti veren :) umarım sadece kendi kendime konuşmam sizler de paylaşırsınız pırıltıları... hayatı renklerdiririz birlikte elimizden geldiğince... şimdiden sürç-i lisan ettiysem yada edersem affola :)

sevgiler
kelebek:)

3 yorum:

  1. yazdim yazdim kaybettim yazdiklarimi :)))) cok da seker oldu bak yine yaziyorum :P
    cok begendim resimleri, ama yazini daha cok :) kendinle barisik olmak cok zor bisey... hepimiz yazinca rahat ederiz, dosta ic dokmek gibi... zor olan daha sonra yazdiklarimizi okudugumuzda hissettiklerimiz... belki gozluk degistirmisizdir belki buyumus belki degismisizdir... bazen komik gelir caglar once yazilmis gibi :) bazen yanlis gelir sileriz... bazen utaniriz paylasmaktan, cok ozel gelir :)... yazmak guzel sey, bak belli olmuyo mu yaziyorum :) cunku seviyorum :P
    mutlulukla ilgili bi kitap okumustum:
    kitapta bir yasli adam bir de genc vardi... genc hayatta basarili olmaya zorluklari gecmeye cevresindekiler ve ailesi icin biseyler pamaya calisirken hep engellere takilip zorluklar yasiyordu... bir gun ailesindeki en mutlu kisilerden biri aklina geldi, amcasi... dusundu kendi kendine ve dediki, "o hep mutlu, aile toplantilarinda hep cevresine isik saciyor, herkesin sevdigi sirin bi insan... belki bulmustur nasil mutlu oluncagini" gitti, ziyaret etti amcasini... oturdular muhabbet ettiler havadan sudan yasli adamla... sonunda konuya geldi sordu "benim gelis amacim senden ogut almak, nasil mutlu oluyorsun hep... nasil her gordugumde pozitifsin"... yasli adam acikladi yigenine nasil mutlu olunacagini aciklamanin cok zor oldugunu... ogut vermek, ya da yol gostermekle yolun gidilemeyeceni... herkesin kendi icin kendisin bulmasi gerektigini... sonra dediki: "ben sana nasil mutlu olcagini ogretemem... hatta kendimin bile ne kadar mutlu oldumu soyleyemem cunku olculebilcek bisey degil ya da ogretilebilcek... ama istersen benim yaptigim bisaeyi deniyebilirsin, belki sana da yardimi olur. gunde bi dakika kendin icin ne yapabilirsin diye dusun. gunde 60 saniye. saatine bak... bir dakikani ayir... ne yapabilirsin kendin icin... bir dakika kisa gelir sana tahminen, ama 60 saniye cok uzun... sadece kendinde focus olmak ve kendin icin yapabilcegin birsey dusunmek 60 saniye boyunca cok uzun" :)
    sonuc... sonuc yok, yaptimi yapmadimi bilmem :))) ama fikir guzel :P

    YanıtlaSil